Latest on twitter:

Masa lambası

Zamanımı daha etkin kullanabilmek için bir miktar organize olmayı öğrenmemde fayda var. Farkettim ki son dönemde, özellikle evdeyken zamanımın ciddi bir kısmı boşa gidiyor. Bunda son bir aydır çeşitli sebeplerle masa lambamın patlayan ampülünü değiştirmemenin de etkisi olduğunu düşünmeye başladım.

Gülmeyin. Bugün bir başucu lambası demek çok şey demek. Öncelikle uzanıp da yapılabilecek çok şeyden mahrum kalıyorsun masa lambasının ampülü patlayınca. En basiti yatmadan önce birkaç sayfa kitap okuyamıyorsun, zira tepe lambası böyle bir konsantrasyon lüksü sunmuyor insana. Yatağında uzanmışken görüş alanında ne varsa hepsi konsantrasyonunun içine etmek için yarışıyor adeta. Temizlenmemiş küllük, mutfağa bırakılmamış boş fincan, dağınık duran çalışma masası, vs. Oysa lokal bir ışık olsa ve bu ışık sadece okumaya çalıştığın alanı aydınlatsa çevrendeki her şeyden soyutlanabilirsin kolayca.

Sonra, bu başucu ışığının verdiği sıcaklık hiçbir tepe ışığında yok azizim. Yazın, kışı çok özlediğimde perdelerimi kapatıp bu ışığa sığınmalarımı hatırlarım.

Özellikle bir okur için o lambanın yeri büyüktür. Ya da belki ben abartıyor ve bir masa lambasına fazla anlam yüklüyorum, bilmiyorum. Sözün özü, yarın umarım unutmam ve yedekleri ile birlikte bol bol ampülle dönerim evime.


Bakmayın siz benim aranıza normalmiş gibi karışmış olmama. Bir yerlerde bir problem olduğunun ben de farkındayım da, ses vermiyorum.